Doğan Kasadolu Manisa’da hizmet verirken kapatılan Moris Şinasi Çocuk Hastalıkları Hastanesi, tarihçesi ve akıbetiyle ilgili önemli bilgiler veren bir dosyaya daha imza attı. Kasadolu FETÖ baskısı ile kapatılma sürecine giden Şinasi Hastanesine dair çok çarpıcı veriler aktardı. İşte Kasadolu’nun kaleminden Manisa Moris Şinasi Çocuk Hastanesi’nin dünü ve bugünü…

MORRİS ŞİNASİ’NİN HAYATI…..
KAPATILAN ÇOCUK HASTANESİ NE DURUMDA?
HASTANENİN GİDERLERİ İÇİN ŞİNASİ AİLESİ TARAFINDAN VAKFA (DERNEĞE) YATIRILAN PARALARA NE OLDU?

Morris Schinasi 1855’te Manisa ‘da doğan dört çocuklu fakir bir Yahudi ailesinin üçüncü çocuğu olarak doğar ve asıl adı Moiz(Musa) ESKENAZİ’dir. Çocukluğunda Manisa’da tarlalarda ve bağlarda çalışır. Sekiz, dokuz yaşlarında yakalandığı bir hastalıktan Osmanlı imparatorluğunun en güçlü padişahı olan Kanuni’nin annesi Hafsa Sultan adına 1538 yılında Manisa’da yaptırdığı Sultan Camii Darüşşifasında tedavi görerek sağlığına kavuşur.

Manisa Darüşşifasında iyileşir… Babasının kollarında taburcu olur. Fakat babasının hiç parası yoktur… Hastane yetkililerine taburcu edileceğini ancak parasının olmadığını çaresizlik içinde sıkılarak anlatır.
Hastane yetkililerinin burasının bir vakıf hastanesi olduğunu parası olmayanlardan para alınmadığını söylemesi ile çok mutlu olur. Bunu duyan küçük Moiz kendi kendine söz verir. İleride zengin olursa doğduğu ve tedavi olduğu bu şehre tıpkı bu vakıf hastane gibi fakirlerden para alınmayan bir vakıf hastanesi yaptıracaktır.

MANİSA VE HASTANEDEN ÇIKIŞ SÜRECİ

Manisa’da hastane çıkışından bir müddet sonra çalışmak için iş arar Moiz. Önce mezarlık bekçiliğinde iş bulur. Ancak okuma yazma bilmediği için bu işte fazla kalamaz. Girdiği diğer işleri de uzun süre devam ettiremez. O zamanlar fırsatlar ülkesi olarak sürekli konuşulan ve gidilmesi hayal edilen Amerika’ya gitmek üzere abisi Salamon ile yaya olarak geldiği İzmir Limanındaki bir geminin Amerika’ya gittiğini zannederek kaçak olarak binerler.

Oysa Amerika’ya gittiğini sandıkları gemi Mısır’ın İskenderiye limanına gitmektedir. İskenderiye limanına varınca limandaki tütün yüklü başka bir gemide hamal olarak çalışırlar.

Tütün yüklü geminin sahibi Grafallo adındaki Yunan asıllı tütün tüccarı Moiz’in çalışmasını çok beğenir ve yanında işe alır. Ona tütün işini ve ticaretini ve de sigara yapmayı öğretir.

ÖDÜNÇ 25 BİN DOLAR VE ARDINDAN GELEN GÖÇ

Hayalinde bir şekilde Amerika’ya gitmek olan Moiz 1893 yılında patronundan ödünç aldığı 25.000 dolarla Mısır’dan Amerika’ya göç eder. New-York gümrüğünde o dönemin Amerika’sında var olan Yahudi düşmanlığından çekindiği için tipik Yahudi ismi olan Moiz’i Morris ve yine çok bilinen bir Yahudi soyadı olan Eskenazi’yi (doğu Avrupa Yahudilerinin çokça kullandıkları soyisim) kendisine Manisa’da bakıp tedavi eden doktorun adının Şinasi Bey olması nedeniyle de Şinasi (Schinasi) olarak değiştirir.

BİR MAKİNE İLE DEĞİŞEN HAYAT…

Amerika’nın Şikago kentinde düzenlenen bir fuarda bir mühendisle birlikte geliştirdikleri sigara sarma makinesi ile yıldızı parlar. Kardeşi Salamon ile kurdukları “SCHİNASİ BRADHER TOBACCO COMPANY” adlı şirkette makina imalatı ve Manisa’dan getirdikleri tütünlerden sigara üretimine başlarlar.

Bu dönemde sigara birçok doktor tarafından özellikle psikolojik hastalara ilaç olarak önerilmektedir. Bu sektördeki akıllıca yatırımları sonucu kısa sürede çok zengin olurlar. Fabrikalarında işledikleri tütünleri Osmanlı’dan aldığı ve işçilerinin çoğunu da Manisa’dan getirtmişlerdir. Bu arada yüzlerce Müslğman aile yanında yaklaşık 200 Musevi aileyi de Manisa’dan Brooklyn’e taşımılardır.

SULTAN ABDÜLHAMİD’DEN NİŞAN

Morris Şinasi ve ortakları II.Abdülhamit tarafından 17 Şubat 1908 tarihinde üçüncü dereceden ” MECİDİYE NİŞANI ” ile onurlandırılırlar. II. Abdulhamit’in M. Şinasi’ye verdiği Mecidiye nişanı Morris Şinasi doğduğu ve Darüşşifasında şifa bulduğu Manisa’yı hiç unutmaz.

1929 Eylülünde vefat ettiğinde vasiyetnamesinde “Memleketi Manisa’ya en modern tıbbi donanımlara sahip 40 yataklı bir hastane inşa edilmesini artan paranın yıllık geliri ile hastane giderlerinin karşılanmasını ayrıca fakir hastalardan ücret alınmamasını isteyen bir vasiyet çıkar.

Çocukluğunda verdiği sözü unutmamıştır. Morris Şinasi. Manisa’da çocuk hastanesi yaptırmak istemektedir. Moris Şinasi servetinin büyük bir kısmını kendi adıyla anılacak hastaneye vakfederek büyük bir vefa örneği gösterir. Morris Şinasi’nin eşi Lauretta 1930 yılında gemi ile önce İstanbul’a oradan Ankara’ya geçerek yetkililerle hastene yapımı hakkında görüşmeler yapar.


Devrin Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam’la ayrıntılı görüşmeler yaparak oradan trenle Manisa’ya gelerek Sağlık Bakanlığının tahsis ettiği bugün Moris Şinasi Çocuk Hastanesinin bulunduğu arsada hastanenin temelini atılır.


23/08/1931 yılında çıkarılan özel bir kanunla hastanenin yasal dayanağı ve hastane için Amerika’dan getirilecek olan inşaat ve tıbbi malzemenin gümrük vergisinden muaf olmasını sağlayan kanun çıkarılır.
180 bin dolara mal olan 40 yataklı Moris Şinasi Çocuk Hastanesi 1933 yılında hizmete açılmıştır. 1933 yılından bu güne yüz binlerce Manisalıyı ve Egeli ‘ye şifa kaynağı olmuştur.


Moris Şinasi’nin Manisa’da yaptırdığı hastane için vakfettiği 1 milyon doların kalan 820 bin doları Amerika’nın en önemli bankasında geliri Manisa da kurulan hastanenin ihtiyaçlarını gidermesi için fon olarak yatırılır. Moris Şinasi hastanesi başlangıçta Amerikalı bir müdür, Amerikalı bir başhemşire ve banka temsilcisi tarafından idare edilir.

İLK VE EN MODERN HASTANE

Amerikalılar tarafından idare edilen ülkemizin bu ilk ve en modern hastahanesi 1965’li yıllarına kadar müteveffa Morris Şinasi’nin vasiyeti gereği vakfedilen ve bir Amerikan Banlasına yatırılan paranın geliri ile çok rahat olarak hastanenin tüm giderleri (maaş, ilaç, tıbbi sarf malzemesi, yiyecek içecek, ısınma ve enerji vb.) karşılanmış ve vasiyet gereği 40 yatağın büyük çoğunluğundan ücret alınmadan hastalar tedavi edilmiştir.

1965 yılından sonraki yıllarda bazı siyasal nedenlerle hastane yönetimi Amerikalılardan alınıp Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Banaklığına devredilmiştir. İlk kurulduğunda genel hastane statüsünde olan bu hastane daha sonra “Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastanesi” adı ile çocuk hastanesine çevrilmiştir.
Ancak müteveffa Morris Şinasi’nin vasiyeti gereği Amerika’daki bankadaki fon gelirlerinin Moris Şinasi Hastanesine gönderilmesinin devamlılığının ve yasal zeminin sağlanması için “Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Sağlığı Derneğini” kurmuştur.

O tarihten beri her yıl önceleri vasiyet gereği Amerika’daki Cehmical N.Bank a yatırılan para daha sonra Amerika’daki Banka birleşmeleri ile bugünkü adı ile J.P M… C.Bank’a aktarılmış ve her yıl düzenli şekilde fon olarak yatırılan paranın geliri bu dernek kanalı ile alınmakta ve tamamı hastane için harcanmaktadır.
Moris Şinasi kendisine yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vererek doğduğu ve sağlığına kavuştuğu bu şehre vefalı biri olduğunu en güzel şekilde göstermiştir.

Uzun yıllar Amerika’daki Moris Şinasi Fonunun Türkiye temsilciliğini Coca- Cola’nın CEO’su olan Muhtar Kent’in 1950-1955 yılları arasında New-York Konsolosluğu yapan babası merhum Büyükelçi Necdet KENT yapmıştır.

Daha sonraki yıllarda dernek başkanları genellikle Hastanenin Başhekimleri olmuştur.

23/11/2004 yılında Türkiye’de çıkarılan 5253 sayılı dernekler kanunun ile idarecilerin bu tarz derneklerde yönetici olamayacakları öngörmesinden sonra Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Sağlığı Derneği de bu işe istekli ve özverili insanlar tarafından idare edilmeye başlanmıştır.

Manisa Şehir Hastanesinin yapılmasıyla birlikte Moris Şinasi Hastanesi ne yazık ki kapatılmış ve şehir hastanesine taşınmıştır.

HASTANE ŞU AN NE DURUMDA?

Hastane şu an atıl durumda bulunmaktadır. Moris Şinasi’nin hibe ettiği ve 90 yıldır Manisa için vakfedilen para Manisa Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastanesine kalmalıdır. Aksi halde Manisalılar için harcanan bu fon iptal edilecektir.

NE YAPILMALI?

Bu hastane kanun gereği Manisa Şehir Hastanesi ile birleşmiş durumda. Yapılan bu birleştirmenin yasal ve gerçekçi bir işlem olduğu tartışmasızdır. Çünkü Derneğe Hastanenin finansmanı için Abd den gönderilen fonların kötü yönetim sonucu kaybedilmesi sonucu hastanenin mali yükü taşınmaz duruma gelmiştir. Bu hastanenin yeniden ihyası sağlık hizmetlerinin verilmesi milyarlarca dolar gerektirmektedir. Bu nedenden ABD de mevcut kalan fonun Türkiye’ye transferinin sağlanarak yüz sene önce yine Sayın Sultan II. Abdülhamit’in fermanı ile kurulan Balat Musevi Hastanesi’ne yapılacak yatırım ile bu hastanede bir çocuk pavyonu açılarak gerek Şinasi Moris’in adını yaşatmak gerekse de mali durumu zayıf ailelerinin çocuklarının tedavilerinin yapılması şeklinde hayata geçirilmesi maddi manevi kazanım olarak ülkemiz yararına olacaktır..

ÇALIŞMA: DOĞAN KASADOLU